Eskibeyli Tarihi

Eskibeyli‘nin önceki adı Norşun‘dur. Ne yazık ki köyün kuruluşu ile ilgili tarihi bilgileri elde edemediğimiz için yaşayan tarihimizn bilgileri ile yetinmek zorundayız.

Ancak şu kadarını söyleyebiliriz ki 1850 li yıllarda çeşitli gruplarca oluşturulmuş bir köy olduğu süregelen bir söylemdir. Çevresi yüksek dağlarla çevrili ve tarım alanları dere yataklarından ibaret olan köy, uzun yıllar kapalı köylülüğün en tipik örneklerini yaşayarak yoğun biçimde hayvancılıkla, çay kenarlarında ve orman açarak edinebildikleri kıraç tarlalarda tarımla sebze ve meyvecilikle yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Dere kenarlarını yoğun bir biçimde ağaçlandıran köylülerimiz, özellikle yetiştirdikleri Norşun armudu, elma ve sebzeleri ile ilçemizde ünlenmişlerdir. Bizlere bıraktıkları bir başka ünleri de keklik avcılığındaki başarı öyküleridir. köyün bu yıllarda en büyük ekonomik değerinin meşe ağacı oluşturmaktadır. Öyle ki uzun yıllar köy çevresindeki ve komşu mezralardaki tüm meşe ormanları kesilerek Divriği ilçesinin yakıt ihtiyacını karşılamıştır.

1970’li yıllara kadar devam eden meşe odunu ticareti sonucunda günümüzde çalılıklarla çevrili bir köy kalmıştır. 1960 yıllarına kadar 120 hane olan köyde ataerkil yapının katılığından olacak ki köy dışına pek göç olmamış, gençler ancak kış aylarında 3-5 aylığına geri dönmek üzere İstanbul’a çalışmaya gitmişlerdir.

Kentlerde kalıp yerleşen olmamıştır. 1953 yılında yapılan köy ilk okulunun mezunlarını vermesiyle ve ülkedeki 1960 sonrası yaşanan genel değişime paralel olarak geleneksel kapalı köy yapısı kırılmaya başlamış, yeni kuşaklar okumak ve iş bulmak amacı ile kentlere yönelmişlerdir. Böylece çok geçte olsa köy üretim ilişkilerine girebilmiştir.

Göç edenlerin büyük bir bölümü İstanbul’a olmak üzere, Ankara ,İzmir ve Antalya’ya yerleşmişlerdir. Halen köyde kalan yaşlılarda kentlerdeki yakınlarının destekleriyle mütevazı bir biçimde minyatür köylülüğü sürdürmektedirler.

Tarım ve hayvancılığın çok güç ve ilkel koşullarında yapıldığı köyde bir kalkınma kooperatifi kurulmuşsa da başarılı olamamıştır. Böylece nüfus artışı ile birlikte 1970’li yıllarda yoğun göç vermeye başlayan köy 15-20 haneye düşmüştür.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

kaynak:muharrem diktaş

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*